emine@emineaki.com

MANDALA

MANDALA

Kırk bin yıl öncesine dayanan Mandala, ilk olarak  yaşama çekilmek istenen şeyleri elde etmek amacıyla mağara duvarlarına çizilen daire içine alınmış resimlerde görülmüştür.

“Manda” Enerji/Öz, “La” Kap, Mandala’ya özetle; Enerjiyi tutan, saklayan kap diyebiliriz. Sanskritçe kökenli bir sözcüktür.

Mandala desenleri dairesel bir form içindedir. Daire, bütünlüğü simgeler. Bir ucu sonsuza, diğeri de bedenimiz ve aklımıza kadar uzanır.

Bundan yola çıkarsak üzerinizde taşıdığınız her mandalanın istediğiniz şeyi yaşantınıza çekmenizde mıknatıs görevi gördüğünü, sağlık, mutluluk, huzur ve bolluk bilincinin hep sizinle kaldığını düşünebiliriz.

Mandalanın dünyayı sembolize eden  kozmik deseni bize sonsuzla olan ilişkimizi hatırlatır. Hem maddesel hem manevi gerçekleri tanımlayan Mandala, hayatın tüm yönlerinde görülür. Dünya, güneş ve ay dediğimiz gökyüzüne ait dairelerde olduğu kadar arkadaş, aile ve topluluk gibi kavramsal öğelerde de yer alır. Aslında mandala birçok kültürde vardır ve değişik şekillerde uygulanır. Annelerimizin ördüğü dantel işlerinde, tezhip sanatı, çini, kalem işlerinde, Hindistan’daki Rangoli’lerde… Mevlana’nın Semah’ında, Tennure’nin eteklerinde…Eski zamanlardan beri aslında bizler mandalanın enerjisini sezgisel olarak biliyor ve bunu da yaşam alanlarımızda da farkında olarak veya olmayarak kullanıyoruz.

Mandalayı fark etmek; içimize dönebilmemiz için bir yol açmanın yanı sıra, hayat amacımızı bile değiştirebilme gizilgücünü bize sunmaktadır. İnsan kendini hangi din, mezhep ya da kategoriye ait hissederse hissetsin, mandala yaratma mentalitesi ardında, bireysel bir anlam ve ruhsal bir durum söz konusudur. Kişinin ya da toplulukların hayata karşı duruşu, hikayesi, kararları gibi.

Mandala çizmek derin bir konsantrasyon ile yapıldığından iç huzurumuzu arttırmakta ve zihnimizi sakinleştirmektedir. Dolayısıyla hayatın koşturmacalı, hızlı ve stresli ritmi, mandala ile uğraşırken yavaşlamakta ve şekiller adeta tılsımlı birer çizim haline dönüşmektedirler.

Mandala, meşgul olan zihnimizin akışını bir süreliğine de olsa yaratıcılık üzerinden rahatlatmak ve basitçe bilgi ve anlam kazandırmak için uygulanan bir meditasyon formu olarak kullanılmaktadır.

Mandala, ruhsal dinginliği, içsel huzuru ve sükuneti sağlamak açısından büyük öneme sahiptir. Çizimini ve boyamasını yapmasanız bile herhangi bir mandalaya baktığınızda dahi rahatlatıcı etkisini hissedersiniz…

Mandala bir çeşit meditasyondur.

Mandala çizimi ile o an ki duygularımızı dışarıya yansıtırız. Yani kendimizi ifade ederiz. Kendini ifade ile kendimizle olan ilişkimiz de güçlenmiş olur.

Zihnin sakinleşmesini sağlar. İçimizde bizi rahatsız eden sesleri, karmaşayı susturmayı sağlar. Bu rahatlama ile içimizdeki var olanı dinlemeye ve anlamaya yöneliriz. Böylelikle de ruhsal dinginliği elde ederiz.

Bütünlüğü görmemizi sağlar.

Farkındalığın artmasını sağlar.

Bilinçaltımızda saklı olanların açığa çıkmasını sağlar.

Konsantrasyonun artmasını sağlar.

Sabırlı olmayı öğretir.

Kısaca Mandala kozmik yasanın şekillere ve renklere bürünmesidir.

Şekiller iç manada zihnin berraklığıyla bir dengeyi betimler. Dış manada ise ilahi formların Dünyayı temsilidir. Benim için ise renkler, döngüler ve bütün ile ilişkimin terapisi…

Rumi’nin dediği gibi ‘Nerede bir gönül varsa sabırla cilalanır.’

Ruhunuzu özgür bırakıp renkli hayatınızı bulmanız dileklerimle!

Emine Akı

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Follow by Email
Facebook
Facebook
Instagram